Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının yükselişi ve varlık dağılımlarındaki değişimleri değerlendiren analist Cihat Çiçek, 02 Eylül 2026 tarihli analizinde özellikle Brent petrol ve altın piyasalarındaki ters korelasyona dikkat çekti.
Petrol Fiyatları ve Enerji Krizi Senaryosu
Analiste göre enerji piyasalarında dengeler tamamen değişmiş durumda. Brent petrol fiyatlarının 95 dolar seviyesini aşmasıyla birlikte piyasada sert bir yükseliş trendi hakim. Özellikle ABD tarafında petrolün varil fiyatı 92 doları geçmiş durumda.
Bu yükselişin temel nedeni olarak jeopolitik gerilimler gösteriliyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki hareketliliği ve ABD ile yaşanan çatışmalar fiyatları yukarı itiyor. Ayrıca Ukrayna’nın Rusya’ya ait petrol ihracat terminalini vurması arz güvenliğini tehdit ediyor.
Cihat Çiçek, petrol fiyatlarındaki bu artışın sadece enerjiyle sınırlı kalmayacağını savunuyor. Petrol arttığında kömür, doğalgaz ve tüp gaz gibi ikame ısıtma ürünlerinin de fiyatlarının fırlayacağını öngörüyor. Özellikle kış masraflarının Eylül ve Ekim aylarında ciddi zamlarla geleceğini belirtiyor.
Altın ve Gümüşte Mevcut Durum
Petrol fiyatları yükselirken, değerli metallerde ters bir seyir izlendiği görülüyor. Analiste göre petrol ve altın arasında bir terazi ilişkisi mevcut. Petrol fiyatları zirveye giderken gram altın ve gümüş fiyatları baskılanıyor.
Şu anki tabloda gümüş fiyatları 64 dolar seviyelerindeyken petrol 95 dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak Çiçek, bu durumun geçici olduğunu ve ileride gümüşün tekrar petrolün iki katı değerine ulaşabileceğini hatırlatıyor.
Altın tarafında ise fiyatların baskılandığını ancak ay sonuna doğru 49 TL seviyelerine, Ekim ayında ise 50 TL bandına ulaşabileceğini tahmin ediyor. Bu durumun hesaplamaları pratikleştireceğini savunuyor.
Borsa İstanbul ve Fon Stratejileri
Fon piyasalarında ciddi bir yapılandırma süreci yaşandığını belirten analist, serbest fonların döneminin kapandığını ifade ediyor. Özellikle vergi avantajları nedeniyle yatırımcıların fonlar yerine fiziksel varlıklara yöneldiğini vurguluyor.
BIST 30 endeksindeki şirketlerin, piyasadaki nakit ihtiyacını karşılamak için tercih edilebileceğini söylüyor. Ancak bu geçişin bir gecede değil, yaklaşık 4 aylık bir sürece yayılacağını öngörüyor.
Analist, yatırım tavsiyesi vermemekle birlikte kendi portföy dağılımını şu şekilde paylaştı: %40 petrol fonları, %30 BIST 30 ağırlıklı hisse fonları, %20 teknoloji fonları ve %10 emlak fonları.
ABD Tahvilleri ve Küresel Riskler
Dünyadaki en büyük para hacminin devlet tahvillerinde döndüğünü belirten Çiçek, ABD tahvillerindeki talep düşüşüne dikkat çekiyor. Faizler arttığında tahvillerin değerinin düştüğünü ve bunun bankalar için risk oluşturduğunu anlatıyor.
Özellikle ABD’de mortgage faizlerinin %7 seviyelerine yaklaşmasının, bankaların elindeki eski ve ucuz tahvillerin değer kaybetmesine yol açtığını savunuyor. Bu durumun finansal sistemde kırılmalara neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Sonuç olarak, enerji fiyatlarındaki volatilite ve jeopolitik çatışmaların seyri, önümüzdeki aylarda hem emtia fiyatlarını hem de küresel faiz dengelerini belirleyici unsur olmaya devam edecek.