Küresel siyasi değişimlerin piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendiren Emre Şirin, ABD seçim sonuçlarının yarattığı rahatlama ve borsa tarafındaki manipülatif süreçlere dikkat çekti.
ABD Seçimleri ve Küresel Siyasi Değişim
Analiste göre dünyada benzer profildeki liderlerin elemine olduğu bir değişim rüzgarı esiyor. Özellikle Trump’ın Senato ve Temsilciler Meclisi’ni kaybetmesi, küresel kaos riskini azaltan olumlu bir gelişme olarak görülüyor.
Trump’ın güç kaybetmesinin İran-İsrail meselesi ve ticaret savaşları gibi kritik konularda farklı yaklaşımların önünü açacağını savunuyor. Ancak bu durumun Türkiye için romantik bir beklentiye dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye’nin ABD İlişkileri ve Ekonomik Kırılganlık
Emre Şirin’e göre Türkiye, sıcak para ihtiyacı nedeniyle Trump ile yoğun ilişkiler yürütmeye çalıştı. Ancak bu sürecin Türkiye’ye gerçek bir kazanım sağlamadığını, aksine kur şokları gibi kayıplar yaşatıldığını belirtiyor.
İktidar kanadındaki tedirginliğin temel nedeni, Trump üzerinden kurgulanan sıcak para çekme arzusunun sekteye uğramasıdır. Dolayısıyla bu siyasi tablo, Türkiye’nin ekonomik kırılganlıklarını daha belirgin hale getirebilir.
Emtialarda Beklentiler ve Fiyat Hareketleri
Trump’ın piyasa dostu olduğu algısının aksine, onun en büyük manipülatör olduğunu savunan analist, gidişinin piyasaları rahatlattığını belirtiyor. Bu beklentiyle birlikte bazı varlıklarda hızlı yükselişler gözlemlendi.
Özellikle şu seviyeler dikkat çekiyor:
- Brent petrol 98 dolar seviyesine çekildi.
- gümüş 48 dolardan 52 dolara yükseldi.
- altın 3.900 dolardan 4.050 dolara çıktı.
Borsa İstanbul’da Psikolojik Savaş ve Manipülasyon
Borsa tarafında tarihi bir ucuzluk olduğunu belirten Emre Şirin, yatırımcıların sistematik bir psikolojik savaşla bezdirildiğini ifade ediyor. Analiste göre temel amaç, küçük yatırımcıyı korkutarak varlıklarını ucuza toplamak.
BIST 30 şirketlerinin borsa dışı satışlarına dair gelen bilgiler, fiyatların bilinçli olarak baskılandığını gösteriyor. Özellikle son dönemdeki sert düşüşlerin, büyük oyuncuların mal toplama stratejisinin bir parçası olduğunu savunuyor.
Analiste göre piyasada teknik ve temel analizden ziyade, siyasetin ve haber akışlarının belirleyici olduğu bir süreç hakimdir.
Yatırım Stratejisi ve Risk Yönetimi
Emre Şirin, yatırımcıların günlük hareketlere odaklanmak yerine süreç odaklı bakması gerektiğini vurguluyor. Günlük %2-3’lük değişimlerin ana fotoğrafı görmeyi engellediğini belirtiyor.
Türk Hava Yolları ve Pegasus gibi güçlü hisselerin geldiği seviyelerin çok ucuz olduğunu ancak bunun hemen bir ralli başlayacağı anlamına gelmediğini hatırlatıyor. Bu nedenle tüm sermayenin borsaya bağlanmaması gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, endeksin 10.600’den 11.500 seviyesine çıkması ucuzluğun kanıtı olsa da siyasi riskler ve dış yatırımcı eksikliği devam ediyor. Özellikle Dolar/TL’nin 50 lirayı geçmesi, piyasadaki kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor.