Piyasalarda yaşanan dalgalanmaların büyük ölçüde jeopolitik stratejilerden kaynaklandığını vurgulayan Yatırım 101, analiziyle yatırımcılara farklı bir bakış açısı sunuyor. Özellikle İran gerilimiyle birlikte piyasaların tepkilerini anlamak için fiyatların ötesine bakmak gerektiğinin altını çiziyor.
Jeopolitik Risk ve Fiyat Hareketleri
Analiste göre, Trump’ın ticaret savaşlarında uyguladığı model, İran kriziyle benzerlik gösteriyor. Önce maksimum baskı kurarak karşı tarafı psikolojik olarak köşeye sıkıştırma, ardından askeri hazırlık ve son olarak da ani müdahalelerle piyasaları etkileme stratejisi izleniyor. Örneğin, İran’la ilgili olumlu bir açıklama sonrası Brent Petrol fiyatlarında %20’lik bir gerileme yaşanırken, hisse piyasaları da toparlanma gösterdi. Yatırım 101, bu tür durumlarda piyasanın riskten kaçış eğiliminde olduğunu belirtiyor. Ayrıca, altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarının kısa vadeli dalgalanmalar gösterebileceğini, ancak uzun vadede yapısal sebeplerle yükseliş potansiyeli taşıdığını vurguluyor. Özellikle 2030’lara doğru 8.000-9.000 dolar seviyelerinin konuşulabileceğini öngörüyor. Ancak, Fed’in olası hamleleri veya Ukrayna-Rusya arasındaki barış görüşmeleri gibi faktörlerin kısa vadede %10-15’lik bir düzeltmeye yol açabileceğini de ekliyor.
Yatırım 101, İran krizinin piyasaları birebir etkilediğini ve bu durumun portföyünde pozisyon almasına neden olduğunu belirtiyor. Şubat ayında krizin başlamasıyla birlikte portföyünün %75’ini ETF’lere kaydırarak %10’luk bir düşüşten korunurken, savaşın bitme senaryosunda hisse ağırlığını artırdı.