Yarın açıklanacak olan 3 yıllık Orta Vadeli Program (OVP) öncesinde piyasalar hareketliyken, Devrim Akyıl ekonomi yönetiminin son kararlarını ve varlık piyasalarındaki riskleri değerlendirdi.
Orta Vadeli Program ve Özelleştirme Hamlesi
Analiste göre yarınki programda enflasyonla mücadeleden ziyade büyüme hedefleri ön plana çıkacaktır. Özellikle önümüzdeki 3 yıl içinde gerçekleşmesi beklenen seçimler, yüksek faizle ekonomiyi sıkıştıran mevcut modelden uzaklaşılmasını zorunlu kılıyor.
Bu süreçte köprü ve otoyolların özelleştirilmesi kararı dikkat çekiyor. İki Boğaz Köprüsü, 8 otoyol ve iki çevre yolun işletme haklarının 30 yıllığına özelleştirilmesi planlanıyor. Devrim Akyıl, bu sürecin 2031 yılına kadar tamamlanması gerektiğini belirtiyor.
Analist, devletin bu kalemden 2025 yılında 598 milyon dolar, 2026’nın ilk yarısında ise 340 milyon dolar gelir elde ettiğini vurguluyor. Temmuz zamlarıyla bu gelirin 700 milyon doları aşması beklenirken, bu karlı varlıkların neden özelleştirildiğini sorguluyor. Akyıl’a göre bu hamle, bütçe açıklarını kapatmak ve carry trade yatırımcılarına yapılacak faiz ödemelerini finanse etmek için yapılıyor.
Carry Trade ve Yeni Vergi Düzenlemesi
Para piyasası fonlarına yatırım yapan şirket ve kurumsallara getirilen %10’luk stopaj vergisi, piyasadaki likidite akışını etkileyebilir. Analiste göre bu düzenleme, yabancı yatırımcıyı kısa vadeli fonlardan çıkarıp daha uzun vadeli tahvil piyasasına yönlendirmek için tasarlanmış bir teşvik hamlesidir.
Ancak bu durumun riskleri de mevcut. Eğer yabancı yatırımcı bu vergi nedeniyle ürküp çıkış yaparsa, döviz üzerindeki baskı artabilir. Devrim Akyıl, mevcut carry trade sisteminin aslında birçok yerli şirketi döviz borçlusu haline getirdiğine dikkat çekiyor.
Analiste göre, yüksek faiz mekanizması kuru tutmak dışında reel ekonomiye fayda sağlamamış; aksine üretimi ve turizmi sekteye uğratmıştır.
Dolar ve Altın Beklentileri
Dolar tarafında teknik görünüm yukarı yönlü seyrediyor. Analist, 47,30 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yükselişin süreceğini öngörüyor. Potansiyel hedefler olarak 66,91 ve 130 seviyelerini işaret eden Akyıl, gerçek bir rahatlamanın ancak kontrollü bir devalüasyonla mümkün olacağını savunuyor.
Gram altın için 6.750 lira seviyesi kritik bir eşik olarak görülüyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece yönün yukarı olduğu belirtiliyor. Özellikle yılın son çeyreğinde (Ekim, Kasım, Aralık) değerli metallerde pozitif bir beklenti hakim.
Altın S1 ürününe değinen analist, stopaj avantajı nedeniyle bu ürünün makas aralığı daraldığında tercih edilebilir olduğunu söylüyor. Ayrıca gümüş tarafında 100,50 lira seviyesi orta vadeli trendin devamı için belirleyici seviye olarak öne çıkıyor.
Borsa İstanbul ve Hisse Analizleri
Borsa tarafında son yayınlanan fon rehberinin piyasayı olumsuz etkilediğini belirten Devrim Akyıl, endekste 14.300 seviyesinin altına inilmesiyle zayıf bir görünüm oluştuğunu ifade ediyor. Dolar bazlı grafiklerde ise 286 seviyesinin altındaki kapanışların sıkıntıyı derinleştirebileceğini savunuyor.
Sektörel bazda ise şu değerlendirmeler öne çıkıyor:
- Petkim: 19,60 seviyesi kısa vadeli trend takip noktasıdır. Defter değerinin 0,68’inde işlem görmesi ve küresel petrokimya sorunları nedeniyle potansiyel taşıdığı düşünülüyor.
- Ülker: Fiyat/kazanç oranının 7 civarında olması ve defter değerinin 0,65’e gerilemesi nedeniyle orta-uzun vadede performans beklentisi korunuyor.
- Vakıfbank: 3.288 seviyesi üzeri pozitif, altı ise negatif olarak takip ediliyor.
Sonuç olarak, Eylül ayının zorlu geçebileceği ancak yılın son iki ayında piyasaların daha net bir resme kavuşabileceği öngörülüyor. Bu belirsizlik ortamında portföyün %70-75 oranında döviz bazlı enstrümanlarda tutulması öneriliyor.