Piyasalardaki durgunluk ve yüksek borçlanma maliyetleri yatırımcıyı zorlarken, Mert Başaran faiz indirimleri sonrası portföylerin nasıl konumlandırılması gerektiğini analiz etti.
Faiz İndirimi Beklentisi ve Piyasa Kilitlenmesi
Analiste göre yüksek para maliyeti, reel sektörde ciddi bir kilitlenmeye yol açtı. Hem alıcıların finansmana erişememesi hem de satıcıların mevcut fiyatlardan ödün vermek istememesi piyasayı durma noktasına getirdi. Mert Başaran, bu durumun ancak faizlerin düşmesiyle çözülebileceğini savunuyor.
Özellikle petrol fiyatlarındaki oynaklığın ve jeopolitik risklerin faiz indirimlerini geciktirdiğini belirten Başaran, ekonomik tablonun kırılgan olduğunu vurguluyor. Ancak seçim dönemlerinin yaklaşmasıyla birlikte, ekonomiyi canlandırmak adına faiz indirimlerinin gündeme gelebileceğini öngörüyor.
Gayrimenkul Piyasasında Döngüler ve Riskler
Türkiye’deki gayrimenkul piyasasının belirli döngülerle hareket ettiğini belirten Mert Başaran, şu anki sürecin “tok satıcılar” ve “bekleyen alıcılar” arasında geçtiğini ifade ediyor. Satıcıların altın bazlı hesap yapması, alıcıların ise yüksek faiz nedeniyle geri çekilmesi fiyatların fiktif kalmasına neden oluyor.
Buna karşın, kentsel dönüşüm ve deprem riski gibi yapısal faktörlerin arzı kısıtladığını hatırlatıyor. Özellikle yıkımların olduğu bölgelerde talebin artmasıyla fiyatların yükselmeye devam ettiğini belirtiyor. Analist, Türkiye’de en riskli durumun nakit kalmak olduğunu savunuyor.
Türkiye’de en riskli şey nakit kalmaktır. Çünkü faizler sert düştüğünde veya enflasyon fırladığında, nakit tutanlar varlıklara yetişemez ve ciddi kayıplar yaşar.
Borsa ve Endeks Bazlı Yatırım Stratejisi
Faiz indirimleri başladığında mevduattan çıkan paranın bir kısmının borsa piyasasına yöneleceğini öngören Mert Başaran, yatırımcılara kritik bir uyarıda bulunuyor. Küçük yatırımcıların tek tek hisse seçmek yerine endeks bazlı fonlara yönelmesinin daha güvenli olduğunu savunuyor.
Analistin teknik değerlendirmelerine göre, endeksin 13.200 seviyesinin altında kalmaması durumunda, Eylül ve Ekim aylarının toplama dönemi olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Özellikle faiz indirimlerinin sinyalleriyle birlikte borsada hızlı bir yükseliş yaşanabileceğini öngörüyor.
2027 Seçim Öncesi Beklentiler
Mert Başaran’a göre, tarihsel istatistikler seçim öncesi dönemlerin piyasalar için en verimli zamanlar olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda, 2027 seçim öncesi dönemde gayrimenkul ve hisse senetlerinin enflasyon ve Dolar üzerinde bir getiri sağlama potansiyelinin yüksek olduğunu iddia ediyor.
Sonuç olarak, yatırımcıların faizlerin düşmesini bekleyip fırsatı kaçırmak yerine, kimsenin ilgilenmediği bu durgunluk döneminde pozisyon almaya başlaması gerektiğini vurguluyor. Tabloyu değiştirecek temel unsur ise Merkez Bankası’nın faiz kararları ve siyasi konjonktür olacaktır.