Emre Şirin: Borsa ve Değerli Metaller — 18 Ağustos 2026
Ekonomik daralma, yüksek faiz, siyasi belirsizlik ve küresel manipülasyonların hakim olduğu, servet transferinin amaçlandığı kaotik bir piyasa ortamı hakim.
Ekonomik daralma, yüksek faiz, siyasi belirsizlik ve küresel manipülasyonların hakim olduğu, servet transferinin amaçlandığı kaotik bir piyasa ortamı hakim.
Piyasalar dezenflasyon süreci ve faiz indirimi beklentileriyle şekillenirken, reel sektörün krediye erişim sorunu nedeniyle zorlandığı bir döneme giriliyor.
Yüksek faiz ortamı dayanıklı tüketim malları ve konut piyasasını baskılarken, bazı şirketlerin finansal gelirlerini artırmış; küresel piyasalarda ise petrol yükselişi enflasyon korkusunu tetikleyerek altın ve teknoloji hisselerini olumsuz etkilemiştir.
Borsa genelinde direnç üzerinde tutunma çabası sürerken, yeni bir yükseliş hikayesi için faiz indirimi beklentisi hakim.
Analist, 2026 sonuna kadar güçlü büyüme potansiyeli gördüğü üç farklı sektörden (içecek, eğlence ve teknoloji) şirketlere odaklanıyor.
Teknoloji şirketlerinin halka arz (IPO) sonrası genellikle ilk aşamalarda aşırı heyecanla yükselip ardından %50 civarında değer kaybettiği genel bir örüntü olarak belirtiliyor.
Japonya'daki ucuz kredi kaynağının (carry trade) çöküşü ve küresel devlet tahvillerindeki sarsıntıların tüm dünya ekonomilerini aşağı çekme riski hakim.
Dünya genelinde güvenin kırılmasıyla birlikte kaliteli teminatların önem kazandığı ve altın gibi varlıkların moneter sisteme geri döndüğü bir süreç yaşanıyor.
Bitcoin'in yükselmesi durumunda XRP üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabileceği öngörülüyor.
Türkiye ekonomisinin sıcak paraya bağımlı olduğu, mevcut finansman programının iflas ettiği ve siyasi/hukuki stabilite sağlanmadan kalıcı çözümün mümkün olmadığı bir tablo hakim.
Ekonomideki durgunluk ve bütçe açığı nedeniyle ekonomi yönetiminin faiz indirimi, kredi kısıtlarının gevşetilmesi ve doların enflasyon kadar artırılması yönünde kalibrasyon hazırlığı yaptığı belirtiliyor.
ABD'nin 40 trilyon doları aşan borç yükü ve mali sorumsuzluğu nedeniyle finansal sisteme olan güven azalırken, doların düşüp tahvil getirilerinin yükselmesi sistemik bir çöküş sinyali olarak yorumlanıyor.