Emrah Lafçı: Chaikin Osilatörü Analizi — 4 Eylül 2026
Analist, organize piyasalarda işlem hacminin önemini vurgulayarak Chaikin Osilatörü ve uyuşmazlıkların (divergence) fiyat dönüşlerini önceden tespit etmedeki rolünü anlatmaktadır.
Analist, organize piyasalarda işlem hacminin önemini vurgulayarak Chaikin Osilatörü ve uyuşmazlıkların (divergence) fiyat dönüşlerini önceden tespit etmedeki rolünü anlatmaktadır.
MSCI Türkiye'nin sınır ülkelere taşıma tehdidi sonrası Borsa İstanbul'daki manipülatif küçük şirketlerin ve bunlara odaklı serbest fonların çöktüğü bir piyasa ortamı hakim.
Dünyada rafineri krizleri, nakliye maliyetlerinin 5 kat artması ve jeopolitik gerginliklerin (Hürmüz Boğazı, Rusya-Ukrayna) maliyetleri patlattığı bir dönem yaşanıyor.
ABD tahvil getirilerinin dirençten reddedilmesi ve düşük hacimli tatil öncesi periyotta perakende yatırımcıların alım eğilimi piyasaları destekliyor.
Sıkı para politikasına rağmen Türkiye'de enflasyonun ve dış ticaret açığının yüksek seyrettiği, küresel piyasalarda ise Fed'in Eylül toplantısı ve ABD istihdam verilerinin odak noktasında olduğu bir ortam hakim.
Piyasalar TÜİK enflasyon verisi sonrası faiz indirimi beklentileri ve ABD'den gelecek enflasyon verisiyle şekillenirken, analist manipülatif hareketlere karşı dengeli portföy öneriyor.
Enflasyonun yeniden artışa geçmesi ve SPK'nın fon düzenlemeleri sonrası piyasalarda yeniden konumlanma görülürken, gözler Fed'in faiz kararına ve ABD istihdam verilerine çevrilmiş durumda.
TÜİK'in açıkladığı enflasyon düşüşünün gerçekle bağdaşmadığı, üretici maliyetlerinin arttığı ve dış ticaret açığının büyüdüğü bir ekonomik tablo hakim.
Yatırım fonlarındaki yeni SPK düzenlemeleri ve küresel riskler Borsa İstanbul üzerinde baskı oluştururken, piyasa odağı ABD istihdam verilerine ve enflasyonla mücadeleye kaymış durumda.
ABD'de New York Fed Başkanı'nın faiz artırımına yönelik şahin tutumu yumuşatması ve yarın açıklanacak tarım dışı istihdam verileri piyasaların yönünü belirleyecek ana unsurlar.
Küresel piyasalarda ABD tahvil krizi ve enflasyon verileri ön plandayken, analist dijital token sistemlerine karşı fiziksel altına yönelmenin güvenli olduğunu savunuyor.
Eylül ayı; ABD ve Japonya merkez bankalarının faiz artırım ihtimalleri, yükselen tahvil faizleri ve jeopolitik riskler nedeniyle küresel piyasalarda belirsizliğin ve risklerin arttığı bir dönem olarak tanımlanıyor.