İslam Memiş: Eylül Ayı Finans Analizi — 2 Eylül 2026
Merkez bankalarının faiz kararları ve ABD ara seçimleri öncesi piyasalarda belirsizlik hakimken, analist jeopolitik gerilimlerin azalabileceğini ve ibrenin olumluya dönebileceğini öngörüyor.
Merkez bankalarının faiz kararları ve ABD ara seçimleri öncesi piyasalarda belirsizlik hakimken, analist jeopolitik gerilimlerin azalabileceğini ve ibrenin olumluya dönebileceğini öngörüyor.
Küresel ve yerel piyasaların yoğun manipülasyon, veri tutarsızlıkları ve jeopolitik risklerin etkisi altında olduğu, servet transferi sürecinin işlediği bir dönem yaşanıyor.
Türkiye'de yüksek faizle sıcak para girişi sürerken, reel sektörde (özellikle otomotivde) daralma ve yatırım fonlarında SPK düzenlemesi kaynaklı çıkışlar gözlemleniyor.
ABD'nin yapay zeka yarışını finanse etmek için uzun vadeli faizleri baskılamaya çalıştığı, bunun tarihsel olarak 1942-1951 dönemi getiri eğrisi kontrolüne benzediği savunuluyor.
Türkiye ekonomisinin yüksek faiz yükü, faiz dışı bütçe açıkları ve sermaye çıkışları nedeniyle bir sarmal tehlikesinin eşiğinde olduğu savunuluyor.
Küresel tahvil satışları, ABD-İran gerginliği ve SPK'nın şeffaflık düzenlemeleri nedeniyle piyasalarda genel bir stres ve portföy güncelleme süreci hakim.
Savaşların sertleşmesi ve enerji maliyetlerinin artışı ile küresel bir resesyon ve enflasyonist baskı hakimken, piyasalarda petrol ön plana çıkmış durumda.
Analistler, Fed'in müdahaleci tutumunun sona ermesi, yükselen tahvil getirileri ve AI odaklı büyümenin sürdürülebilirliği ekseninde makroekonomik bir kırılma döneminde olunduğunu tartışıyor.
Analist, Bitcoin ve Altın grafiklerinde teknik analiz yöntemlerini (trend çizgileri, Fibonacci ve pivotlar) kullanarak kısa vadeli geri çekilmelerin alım fırsatlarına dönüşebileceğini savunuyor.
Küresel merkez bankalarının (ECB, Fed, BoJ, RBA) Eylül ayı boyunca arka arkaya faiz artırımı yapacağı beklentisi altın ve gümüşü baskılarken, petrol fiyatlarındaki artış enflasyonist baskıları sürdürüyor.
Dünya genelinde yüksek borçluluk ve enflasyon nedeniyle büyük bir krize ve servet transferi sürecine doğru ilerlendiği, piyasaların manipülatif bir yapıda olduğu savunuluyor.
Yüksek faizlerin piyasayı kilitlediği bir konjonktürde, yıl sonu faiz indirimi beklentileri ve seçim ekonomisi döngüleri üzerinden varlık konumlandırması tartışılıyor.