Mark Roussin, CPA: S&P 500 ve Piyasa Analizi — 6 Ekim 2026
2026'nın dördüncü çeyreğine girerken piyasalar tüm zamanların zirvesinde ancak jeopolitik gerginlikler ve enflasyon riskleri devam ediyor.
2026'nın dördüncü çeyreğine girerken piyasalar tüm zamanların zirvesinde ancak jeopolitik gerginlikler ve enflasyon riskleri devam ediyor.
Dünyada yüksek faizler, salgın hastalık riskleri, jeopolitik savaşlar ve ekonomik çöküş emarelerinin hakim olduğu bir dönem yaşanıyor.
Yükselen ABD doları ve tahvil getirileri gümüş üzerinde baskı oluştururken, piyasa ara seçim sonrası dönemdeki tarihsel döngülerin tekrarlanıp tekrarlanmayacağını izliyor.
Analist, ABD'nin mali disiplinden uzaklaştığını, faizlerin uzun vadeli bir yükseliş trendine girdiğini ve piyasaların bir 'reset' döneminde olduğunu savunuyor.
TÜİK'in açıkladığı düşük enflasyon verisi sonrası faiz indirimi beklentileri artsa da, analist reel ekonominin sağlıksız olduğunu ve piyasaların manipülatif bir yapıda olduğunu savunuyor.
ABD ekonomisinin göreceli gücü ve güçlü kazanç beklentileri, yükselen tahvil getirilerine rağmen ABD borsalarını cazip kılarken değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor.
Enflasyon verilerinin beklenti altı gelmesiyle TCMB'den faiz indirimi beklentisi artarken, piyasalarda yatırım fonu krizi ve kur baskılama politikaları etkili oluyor.
ABD seçimleri öncesi Fed'in faiz artırmayacağı beklentisi ve ETF girişleri kripto piyasasını desteklerken, DXY ve tahvillerdeki yükseliş dikkat çekiyor.
Yüksek faizler nedeniyle paranın mevduatta beklediği bir ortamda, enflasyon verilerindeki düşüşün faiz indirimlerini tetikleyerek borsayı canlandırması bekleniyor.
Analist, kişisel hayat hikayesi üzerinden varlıktan yokluğa düşüş deneyimlerini paylaşarak tasarruf kültürünün ve finansal disiplinin önemini anlatıyor.
Küresel piyasalarda zayıf ABD istihdam verileri ve Fed'in faiz artırım ihtimalinin azalması riskli varlıkları desteklerken, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksekliği temel risk olarak kalmaya devam ediyor.
Analistler, yatırımcıların tam dip ve tam zirveyi yakalama takıntısının tehlikeli olduğunu, bunun yerine trendin orta kısmındaki ana hareketten faydalanmanın ve olasılıklarla işlem yapmanın daha sağlıklı olduğunu savunuyor.